Powered By Blogger

23 Haziran 2013 Pazar

0097- ( 10 ) Sadık Dostunuzun 10 Ricası (Örneğin, Evcil Köğeğiniz)


  1. Benim hayatım 10 ile 15 yıl sürer. Sizden her ayrılışım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşünün. 
  2. Bana, sizin benden istediklerinizi anlayabileceğim, makul bir süre verir misiniz?
  3. Benim içimde, güven duygusu uyandırmaya çalışır mısınız... Beni yaşatan en önemli duygu budur.
  4. Bana, hiç bir zaman uzun süreli darılmayın ve beni cezalandırmak için bir yere kapatmayın. Unutmayın ki, sizin hayatınızda iş, eğlence ve dostlarınız var. Benim hayatımda sadece siz varsınız.
  5. Arada sırada benimle konuşur musunuz... Sözlerinizi anlamasam bile, bana yöneltilen sesinizi tanırım.
  6. Daima, bana nasıl davranılması gerektiğini bilin. Sizin beden dilinizi hiçbir zaman unutmam.
  7. Bana kızabilirsiniz; ama beni dövmeye karar vermeden önce, aslında, dişlerimle sizin kemiklerinizi unufak edebileceğimi, ancak, asla böyle bir terbiyesizliğe başvurmayacağımı biliniz.
  8. Beni, "isteksiz - tembel - inatçı..." diye azarlamadan önce düşünün; belki, yediğim yemek dokunmuştur, belki, güneşin altında uzun süre kalmışımdır, belki, yorgun ve halsiz düşmüşümdür.
  9. Yaşlandığım zaman, benimle ilgilenin, çünkü bir gün siz de yaşlanacaksınız.
  10. Zor anlarımda yanımda olun; 'benim içim kaldırmaz...' veya 'ben görmeden olsun...' demeyin; çünkü benim için, her şey sizin varlığınızla daha da kolaylaşacaktır.   Size sevgiyle bağlı bir dostunuz.

0095- Herhangi Bir Çalışma Ortamında 3 Tür Eleman Bulunur:

BİRİLERİ, bir şeyleri gerçekleştirmeye çalışırlar.

ÖTEKİLER, bu şeylerin nasıl gerçekleştiğini seyrederler.

DİĞERLERİ ise, bu şeylerin nasıl gerçekleştiğinden habersizdirler.

SİZ HANGİ TÜRDEN SİNİZ?  

0094- ( 1 ) HERTELDEN - Zaman - Jean-Louis Servan Schreiber'den

Zaman

diğer kaynaklardan farklı olarak
alınıp satılamaz, biriktirilemez
başkasından ödünç alınamaz,
başkasına devredilemez,
üretilemez, çoğaltılamaz
ve değiştirilemez.

Ondan sadece yaralanılabilir.

Hiç kullanılamasa da
tükenmeye devam eder.

Yenilenmesi mümkün olmadığından,
bütün kaynakların en değerli olanı
zamandır.

Jean - Louis Servan - Schreiber

0096- ( 1 ) HERTELDEN - Dinle Küçük Adam!

Dinle küçük adam!

Sevgi,
Çalışma ve Bilgi
yaşamımızın
tükenmez kaynaklarıdır.
Öyleyse,
yaşamımızı  
onların yönetmesi gerekir.

Wilhelm Reich

20 Haziran 2013 Perşembe

0093- ( 1 ) HERTELDEN - Gıybet / Şiir / 10

Cehenneme davet eder milleti,
Çağın hastalığı,vebası gıybet.
Dilimize almayalım illeti,
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

İnsanları doğru yoldan azdırır,
En yakın dostuna kuyu kazdırır,
Fitne, fesat sokar düzen bozdurur.
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

Ahbabına yanlış bakan göz olur,
Sevdiğine kızaracak yüz olur.
Felakete götürecek söz olur,
Çağın hastalığı vebası gıybet.

Şeytan gibi etrafında dolaşır,
Aldanırsan emeline ulaşır.
İnsandan insana çabuk bulaşır,
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

Allah düşürmesin felaketine,
Giremezmiş müminin memleketine.
Tadı benziyormuş insan etine,
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

Bütün kötülükler saklı özünde,
Nifak, haram, şer görünür gözünde.
Kur'an-ı Kerim'de, peygamberin sözünde,
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

Okuyan, dinleyen basit görmesin,
Böyle bir salgına fırsat vermesin.
Almayalım aramıza girmesin,
Çağın hastalığı, vebası gıybet.

Kaynak:  Çağın Hastalığı Gıybet, Bekir Akbulut








0092- ( 1 ) HERTELDEN - Gıybeti Tarif Eder misiniz?

Gıybeti tarif ederken, kaynağından tarif etmeliyiz, yani hadis ve ayetlere dayanmalıdır. Hadis ve ayetlere dayanmayan tarifler manasız ve anlamsızdır. Nasıl ki, suyu kaynağından içmezsek lezzetini alamayız ve doyamayız, bundan dolayı başvuracağımız hadisler ve Kur'anı-ı Kerim'dir. Hadis deyince, Allah'ın Resulü Peygamber Efendimiz  aklımıza gelmektedir.

Eğer, Allah Resulu  yaratılmasaydı, onsekizbin alem yaratılmayacaktı, çünkü, kutsi hadiste, "Ya Habibim, seni yaratmasaydım, alemleri yaratmazdım", buyuruyor, Cenab-ı Allah. Bu vesile ile Allah Resulü  Efendimizi çokça anmalıyız. Çünkü bizim onu anmaya, anlamaya ve çok sevmeye ihtiyacımız var. Eğer, onu kısmen de olsa acizane anlatmadan geçersek, vefasızlık ve nankörlük olur. O, insanlığın ilacı, çaresizlerin çaresi, kimsesizlerin kimsesidir, yetimlerin sahibidir, merhamet ve şefkat kaynağıdır, dertlerimiz onu anladığımızda hafifler, kalplerimiz huzura erer.Yaralarımız ve hastalıklarımız o, anıldığında diner ve Allah'ın izni ile şifa bulur. (İki cihan serveri Peygamber Efendimiz  in suretini ve siretini kitabımızın 2. bölümünde genişce ele alıp, hayatı ile ilgili anlatmaya çalışacağız.) Allah cümlemizi şefaatine nail eylesin.

Şimdi gözümüzü ve gönlümüzü kulaklarımızı açalım, çağın manevi hastalığı ve kalp hastalığı olan gıybeti Allah Resulu  Efendimizin nasıl tarif ettiğine bakalım.


Hz. Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki: "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz? (Allah ve Resulu daha iyi bilir, dediler) Bunun üzerine; Birinizin kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır, açıklamasını yaptı. (Orada bulunan bir adam; 'Ya benim söylediğim onda varsa, buda mı gıybettir?' Diye sordu.) Aleyhisselatü vesselem; Eğer söylediğin, onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa, birde bühtanda (iftirada) bulundun demektedir."

Değerli okuyucular, bu hadisin açıklamasını, görüldüğü üzere, Resulullah, gıybet, hakkında konuşulan kimse işittiği takdirde hoşlanmayacağı bir vasfı ile, onu anmak olarak tarif etmektedir. Bu vasfın onda olması suçu hafifletmiyor, olmaması, gıybetten de büyük olan iftirayı teşkil etmektedir. Ulemanın gıybetle ilgili sunduğu tarifler, aslını bu tariften almış olmalıdır.

"Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın.) Kiminiz, kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin).  Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir."(Hucurat Suresi, Ayet-12)

Kaynak:  Çağın Hastalığı Gıybet, Bekir Akbulut







0091- ( 1 ) HERTELDEN - Ey Ulu Tanrı, Norman Cousins'dan

Ey Ulu Tanrı, ey bütün milletlerin ve bütün insanların Tanrısı, dimağlarımızı ve kalplerimizi aç, ki bize dünyada biricik ırkın, yaşayanların ırkı olduğunu söyleyen hakikati anlayabilelim. Bize ilahi yardımını esirgeme, ki bütün memleketlerin ve bütün renklerin insanlarını soyluluk ve saygınlık çerçevesi içinde birleştirebilelim.

Bize yardım et, ki dünyadaki bu hayatımıza bütün zamanlarımızı çalışma, barış ve terakki uğrunda sarfedebilelim.

Bize öyle bir anlayış ver, ki iyiyi kötüden ayırabilelim ve o kuvvet ve cesareti ver, ki iyiyi kuvvetlendirip, kötüyü mahvedebilelim.

Bize öyle bir sağgörü ihsan eyle, ki bir insan olarak cehalet yerine bilginin, yalan yerine doğrunun, korku yerine ümidin beslediği, ortak bir inancın vakar ve gerçekliğini öğrenebilelim.

Ey Ulu Tanrı, bize üzerinde yaşadığımız dünyanın, müşterek bir toprak olduğunu söyleyebilecek  o yüksek zekadan ver ve  bu toprak üzerinde ebedi hürriyetin bir vatanını kurmak için, bize niyet ve görüş birliği ihsan eyle!

Kaynak:  İnsanlığın Kurtuluşu, Hendrik Willem Van Loon