Powered By Blogger

28 Mayıs 2013 Salı

0082- ( 7 ) HERTELDEN - Hazreti Ömer'den Güzel Sözler



  1. Müsibet geldiği zaman dört şey için şükrederim.  a) Dinime gelmediği için,  b) Daha büyüğü gelmediği için,  c) Boş yere gelmediği için,  d) Ahirette gelmediği için.
  2. Şu dört şey makbuldür.  Gariplere yardım etmek. Düşmandan sakınmak.  Danışarak iş görmek.  Temizliğe dikkat etmek.
  3. Gözü gönlü tok o adamdır ki, halkın elindekini ummaz da, kendi kazancıyla kanaat eder.
  4. Benim için uyku zarardır. Eğer gündüz uyusam insanları ihmal,  gece uyumuş olsam, kendi nefsimi izae etmiş olurum.
  5. Doğruluk seni öldürecek olsa da,sen doğruluktan ayrılma.
  6. Bugünün yükünü yarına bırakma.
  7. Ahmak ve cahil ile, kardeş ve dost olma, zira, fayda zannıyla zarar getirir.
Kaynak:  İz Bırakan yazılar II, Servet Engin

0081- ( 9 ) HERTELDEN - İmam Şafii'den Güzel Sözler



  1. Erbabı vicdan, sui ahlak sahibi olanlarla uyuşamazalar.
  2. Akıl, hayır ile şerri tefrik edebilendir.
  3. Hiçbir vakit yoktur ki, mütalaa,  hüzün ve kederi gidermesin. Mütalaa, kalbin en rakik ve en rengin noktalarını uyandırır, hissiyatını tahrik eder.
  4. Sadık dost, arkadaşının ayıbını görünce, ifşa eylemez.
  5. Arkadaşının mürüvvetine itimat edip de, fenalık ve latifeye kalkışma. her dosta emin olma.
  6. Sana daimi surette cefa eden, seni reddetmiş sayılır.
  7. Bilmediğin adamı methetme. Sende olmayan mehasin ile seni medh-ü sena edenin, kızdığı zaman, sende bulunmayan fenalıkla zemmedeceğinden emin ol.
  8. Arkadaşının ayıbını hafiyyen izhar edersen, kendisine nasihat etmiş olursun. Alenen söylersen ifşa olur.
  9. Bir adam görünüşte ne kadar hüsnü etvar olursa olsun, alçak vicdan ve kötü ahlak sahibi adamları bildiği halde arkadaş edinirse, ahlaksızlıkta müşterek sayılır.
Kaynak:  İz Bırakan yazılar II, Servet Engin

21 Mayıs 2013 Salı

0080- ( 14 ) HERTELDEN - Hazreti Ali'den İdarecilere


  1. Halka karşı daima, içinizde sevgi ve nezaket duyguları besleyin.
  2. Müslüman olsun-olmasın, adil davranın, Müslüman olanlar kardeşleriniz, olmayanlar ise, sizin gibi birer  insandır.
  3. Taraf tutmayın, bazı tarafları kayırmayın. Bu tür davranışlar, sizi zulme ve despotluğa çeker.
  4. Memurlarınızı seçerken, zalim yöneticilere hizmet etmemiş, devlete karşı suçlardan ve mazlumlara karşı zulümlerden sorumlu olmamış, bulunanlara dikkat edin.
  5. Doğru-dürüst ve nazik kişileri seçin. Çıkar ummadan-korkmadan acı gerçekleri söyleyebilenleri tercih edin.
  6. Haksız kazanç ve ahlaksızlıklara düşmemeleri için, memurlarınıza yeterince maaş ödeyin.
  7. Memurlarınızın hareketlerini devamlı kontrol edin. Bunun için güvendiğiniz samimi kişilerin istişaresine açık olun.
  8. Mektuplara ve müracaatlara, bizzat kendiniz cevap verin.
  9. Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın, yaptığınızla kişiyi minnet altında bırakmayın.
  10. Hiçbir zaman sözünüzden ve vaadinizden dönmeyin. yapmaya güç yetiremeyeceğiniz işleri de vaad etmeyiniz.
  11. Esnaf ve tüccarlara dikkat edin, onlara gereken önemi gösterin. Fakat ihtikar, karaborsa ve mal yığmalarına izin vermeyin.
  12. Tarımla uğraşanlar, devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır. Onları titizlikle koruyun.
  13. Öfkeni yen, kendine sahip ol, dilini tut. Öfkeli iken ceza vermekten sakın, cezayı tehir et. Kızgınlığın yatışsın ki, müspet karalar verebilesin. 
  14. Yaptığınızı, olduğundan çok gösterip,övünmeye kalkışmaktan sakının.
Kaynak:  İz Bırakan yazılar II, Servet Engin

0079- ( 1 ) HERTELDEN - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ
   Önsöz
   İnsanlık topluluğunun bütün üyelerinde bulunan onurun; eşit ve başkasına aktarılamaz hakların tanınması, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğu,

   İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesi insanlık vicdanını isyana yönelten zorbalıklara yol açmış olduğu ve insanları korku ve yoksulluktan kurtulmuş, söz ve inanç özgürlüğüne kavuşmuş bir dünya kurulması insanoğlunun en yüksek ideali olarak ilan edilmesi olduğu,

   İnsanın baskıya, baskı yönetimine karşı son çözüm olarak ayaklanmak zorunda kalmaması için, insan haklarının bir hukuk düzeniyle korunması bir zorunluluk olduğu,

  Devletler arasında dostça ilişkilerin geliştirilmesi zorunlu olduğu,

   Birleşmiş Milletleri Halkları Antlaşma'da, insanın temel haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine olan inançlarını bir kez daha açıklamış oldukları ve toplumsal ilerlemeyi kolaylaştırmaya, daha geniş bir özgürlük içerisinde, daha iyi yaşam koşulları oluşturmaya karar verdiklerini bildirmiş bulundukları,

   Üye devletler, Birleşmiş Milletler örgütü ile işbirliği yaparak, insan haklarına ve temel özgürlüklere bütün dünyaca saygı gösterilmesinin sağlanmasını üstlenmiş oldukları,

   Bu hak ve özgürlüklerin herkesçe özdeş biçimde anlaşılması, yukarıdaki üstlenmenin yerine getirilmesi açısından çok büyük önem taşıdığı için,

   Genel Kurul
   Toplumun her bir birey ve her bir organının, bu Bildirge'yi her zaman göz önünde tutarak, söz konusu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmek için eğitim ve öğretim yoluyla ve gerek üye devletlerin halkları arasında, gerek üye devletlerin yönetimi altındaki bölgelerin halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde benimsenmesi ve uygulaması için giderek gelişen ulusal ve uluslararası önlemler aracılığıyla harcayacağı çabalarda bütün halklar ve devletler için ortak standart olarak işbu Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'ni ilan eder.

Madde 1: Bütün insanlar özgür; onur ve hakları yönünden eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşçe davranmalıdırlar.

Madde 2: Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da her hangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildirge'de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
Bundan başka, ister bağımsız ülke uyruğu olsun, isterse bağımlı, özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke uyruğu olsun, bir kişi hakkında, uyruğu bulunduğu devlet ya da ülkenin siyasal, adli ya da uluslararası durumu bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.

Madde 3: Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Madde 4: Hiç kimse köle ya da kul olarak kullanılamaz; kölelik ve köle alım satımı her türlü biçimiyle yasaktır.

Madde 5: Hiç kimse işkenceye ya da acımasız, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza ya da muameleye uğratılamaz.

Madde 6: Herkes, nerede olursa olsun, kişiliğinin tanınması hakkına sahiptir.

Madde 7: Yasa önünde herkes eşittir ve herkes ayrım gözetilmeksizin yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkını taşır. Herkesin, bu Bildirge'ye aykırı her türlü ayrıma ve bu tür ayrım gözetici işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

Madde 8: Her kişinin, kendisine Anayasa ya da yasa ile tanınan temel haklara aykırı işlemlere karşı ilgili ulusal mahkemelerin etkin koruyucu önlemlerinden yararlanma hakkı vardır.

Madde 9: Hiç kimse, keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonulamaz, sürülemez.

Madde 10: Herkes, haklarının ve ödevlerinin ya da kendisine yöneltilen ve ceza niteliği taşıyan herhangi bir suçlamanın saptanmasında, davanın bağımsız ve tarafsız bir mahkemece, tam bir eşitlikle, adil ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.

Madde 11: (1) Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli bütün güvencenin sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile yasaca suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır.
(2) Hiç kimse, gerçekleştiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan eylem ya da ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Madde 12: Hiç kimse, özel yaşamı, ailesi, konutu ya da yazışması konularında keyfi müdahaleye, onuruna ve adına karşı saldırıya uğrayamaz. Herkesin, bu müdahale ve saldırılara karşı yasa ile korunmaya hakkı vardır.

Madde 13: (1) Herkes, herhangi bir devletin sınırları içinde özgürce dolaşma ve oturma hakkına sahiptir.
(2) Herkes, kendi ülkesi dahil herhangi bir ülkeden ayrılma ya da kendi ülkesine yeniden dönme hakkına sahiptir.

Madde 14: (1) Herkesin, zulüm karşısında, başka ülkelere sığınma hakkı vardır.
(2) Bu hak, adi bir suçla ya da Birleşmiş Milletler ilke ve amaçlarına aykırı eylemlerle ilgili kovuşturmalar halinde, ileri sürülemez.

Madde 15: (1) Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır.
(2) Hiç kimse, yurttaşlığından ya da yurttaşlığını değiştirme hakkından keyfi bir biçimde yoksun bırakılamaz.

Madde 16: (1) Evlenme çağına gelen her erkek ve kadın, ırk, uyruk ya da din bakımından hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın evlenme ve aile kurma hakkına sahiptir. Söz konusu kişiler, evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit haklara sahiptirler.
(2) Evlenme ancak, evleneceklerin özgür ve tam rızası ile gerçekleştirilebilir.
(3) Aile toplumun doğal ve temel öğesidir ve toplum ve devletçe korunur.

Madde 17: (1) Herkesin, tek başına ya da başkalarıyla birlikte mal ve mülk edinme hakkı vardır.
(2) Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamaz.

Madde 18: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak din ya da inanç değiştirme; dinini ya da inancını tek başına ya da topluca, açık ya da özel olarak öğretim, uygulama, tapınma ve anma bağlamında açığa vurma özgürlüğünü içerir.

Madde 19: Herkesin düşün ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır; bu özgürlük düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her araçta arama, elde etme ve yayma hakkını içerir.

Madde 20: (1) Herkesin barışcıl biçimde toplanma ve dernek kurma özgürlüğü vardır.
(2) Hiç kimse bir derneğe girmeğe zorlanamaz.

Madde 21: (1) Herkesin, doğrudan ya da özgürce seçilmiş kişiler aracılığıyla ülkesinin kamu yönetimine katılma hakkı vardır.
(2) Herkes ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir.
(3) Halkın iradesi, hükümet erkinin temelidir; bu irade, gizli ya da buna denk bir yöntemle yapılacak ve genel ve eşit oy verme yoluyla gerçekleşecek olan dönemsel ve dürüst seçimle belirir.

Madde 22: Her kişinin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe; onuru için ve kişiliğinin özgürce gelişmesi için zorunlu olan ekonomik, toplumsal ve kültürel hakların, ulusal çaba ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütleriyle ve kaynaklarıyla orantılı olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.

Madde 23: (1) Herkesin çalışmaya, işini özgürce seçmeye, adil ve elverişli çalışma koşullarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.
(2) Herkesin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, eşit çalışma karşılığı eşit ücrete hakkı vardır.
(3) Çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yasayış sağlayan, gerekirse her türlü sosyal güvenlik araçlarıyla da desteklenen bir ücrete hakkı vardır.
(4) Herkesin, çıkarlarının korunması için başkaları ile birlikte sendika kurmaya ve kurulu bir sendikaya katılmaya hakkı vardır.

Madde 24: Herkesin, çalışma saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve belirli aralıklarla ücretli izin dahil olmak üzere, dinlenme ve boş zamanlarını değerlendirme hakkı vardır.

Madde 25: (1) Herkesin gerek kendisi, gerek ailesi için yiyecek, giyecek, konut, sağlıksal bakım, gerekli toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılıkta ya da geçim olanaklarından kendi iradesi dışında yoksul kaldığı başka durumlarda, güvenliğe hakkı vardır.
(2) Analık ve çocukluk özel bakım ve yardım hakkı doğurur. Bütün çocuklar, ister evlilik içinde, ister evlilik dışında doğsunlar, eşit sosyal güvenlikten yararlanırlar.

Madde 26: (1) Herkesin eğitim hakkı vardır. Eğitim hiç olmazsa ilk ve temel eğitim evrelerinde parasız olmalıdır. İlk eğitim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitimden herkes yararlanabilmeli ve yüksek öğretim, başarıya göre, herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.
(2) Eğitim, insan kişiliğinin tam gelişmesini, insan haklarıyla temel özgürlüklere saygının güçlenmesini amaç olarak almalıdır. Eğitim bütün uluslar, ırklar ve dini topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu güçlendirmeli ve Birleşmiş Milletler'in barışın sürdürülmesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
(3) Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türü için öncelikli seçme hakkına sahiptir.

Madde 27: (1) Herkes, toplumun kültürel etkinliklerine özgürce katılma, güzel sanatları tatma, bilim alanındaki ilerlemelerden ve bunların nimetlerinden yararlanma hakkına sahiptir.
(2) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü bilim, yazın ya da sanat yapıtlarından kaynaklanan ahlaki ve maddi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.

Madde 28: Herkesin, bu Bildirge'de yer alan hak ve özgürlüklerin tam olarak uygulanmasını sağlayacak bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.

Madde 29: (1) Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak sağlayan topluluğa karşı ödevleri vardır.
(2) Herkes, haklarını kullanmak ya da özgürlüklerinden yararlanmak konusunda, salt başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla ve demokratik bir toplumda törenin, düzenin ve genel esenliğin haklı gereklerini karşılamak için yasa ile saptanmış olan sınırlamalara bağlıdır.
(3) Bu hak ve özgürlükler, hiçbir biçimde, Birleşmiş Milletler'in amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.

Madde 30: Bu Bildirge'nin hiçbir unsuru, içinde açıklanan hak ve özgürlüklerin bir devlet, topluluk ya da bireyce ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir etkinlik ya da girişime hak verir biçimde yorumlanamaz.


Kaynak:  meb.gov.tr

20 Mayıs 2013 Pazartesi

0078- ( 1 ) HERTELDEN - Kavgayı Ağacın Yaprağına Yaz...

Kavgayı, bir ağacın yaprağına yazmak isterdik.
Sonbahar gelsin, yaprak kurusun, diye.

Öfkeyi, bir bulutun üzerine yazmak isterdik.
Yağmur yağsın, bulut yok olsun, diye.

Nefreti, karların üzerine yazmak isterdik.
Güneş açsın, karlar erisin, diye.

Ve dostluğu ve sevgiyi yeni doğmuş
Tüm bebeklerin üzerine yazmak isterdik.
Onlar büyüsün, dünyayı sarsın, diye.

Kaynak: İz Bırakan Yazılar II, Servet Engin

0077- ( 11 ) HERTELDEN - Epiktetos


  1. Olabildiği kadar sus, ya da kaçınılmaz sözleri söyle, ama az kelime ile söyle. İlle de konuşman gerekirse, bu durumda bayağı konulardan söz açma. Gladyatör boğuşmalarından, at koşularından, atletlerden ve yemeden-içmeden bahis açma.
  2. Becerebilirsen, dostlarının konuşmalarını sözlerinle düzelt ve ahlaka uygun mevzulara çevir. Şayet yabancılar arasında isen, hiç ağzını açma.
  3. Unutma ki, bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.
  4. Uzun zaman, sık sık kahkahalarla gülme.
  5. Hiç bir zaman, hiç bir şey için yemin etme, yalan söyleme. Zorlanınca, mümkün olduğu kadar az yemin et.
  6. Evinden dışarıda yemek yeme. Bütün ziyafetlerden kaçmaya çalış. Ama bir zaruret olursa, ayak takımı gibi davranmamak için, bütün dikkatini üzerine topla. Bil ki, davetlilerden biri temiz ve namuslu değilse, onun yanında oturan ve onun gibi hareket eden, özünde ne kadar temiz olursa olsun, gene kirlenir.
  7. Bedene lüzumlu şeyleri, mesela yemeyi, içmeyi, elbiseyi, evi, hizmetçileri vs. ruhun ihtiyaçları ne kadar ve nasıl gerektiriyorsa, o kadar iste.
  8. Biri çıkarda, bir kimsenin seni yerdiğini söylerse, ileri sürüleni yalanlamaya kalkışma, yalnız şu cevabı ver:  "Bunu söyleyen, hiç şüphesiz başka eksiklerimi bilmiyormuş, bilseydi, sadece bunu söylemekle kalmazdı." 
  9. Sultanların ve büyüklerin karşısına çıktığın vakit, yükseklerde seni görüp gözeten, her söylediğini duyan, kalbinden geçenleri bilen, büyük bir Sultan'ın var olduğunu hatırla.
  10. İnsan, ne fakirlikten, ne sürgünden, ne zindanlardan korkmamalıdır.  Ama korkudan korkmalıdır.
  11. Arzu ve isteklerini, korkularını ortadan kaldır, artık senin için, hiçbir zorba kalmaz.
Kaynak:  İz Bırakan Yazılar II, Servet Engin, 'Epiktetos' adlı makaleden kısaltılarak alınmıştır.  NOT: (Epiktetos'un hayatını araştırmanızı tavsiye ederim.)

0076- ( 1 ) HERTELDEN - Ey Kavmim...



Sen ki, peygamberlerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin. 

Dönüp de bakmazsın ölülerine. 

Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın.  

Acıyla karıldı harcın, ama acıya da yabancısın. 

Ağıtları sen yakarsın, ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını.

Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsın çalınanlara. 

Allah'a yakarır ama firavunlara taparsın.

Musa Kızıldeniz'i açsa önünde, sen denizden geçmezsin.

Ey kavmim...

Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Korkarsın, kendinden olmayan herkesten. 

Ve sen, kendinden bile korkarsın.

Hazreti İbrahim olsan sana gönderilen kurbanı, sen pazarda satarsın.

Hazreti İsa'yı gözünün önünde çarmıha gerseler, sen başka bir şeye ağlarsın.

Gündüzleri Maria Magdelana'yı orospu diye taşlar, geceleri koynuna girmeye çabalarsın.

Zebur'u, Tevrat'ı, İncil'i, Kur'an'ı bilirsin.

Hazreti Davut için üzülür, ama Golyat'ı tutarsın.

Ey kavmim...

Sen ki, peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Dönüp de bakmazsın ölülerine.

Lut kavminden de değilsin, hazdan olmayacak mahvın.

Ama, sen kendi acına da yabancısın.

Kadınların siyah giyer, kederle solar tenleri, ama onları görmezsin.

Her kuytulukta çocukların vurulur, aldırmazsın.

Merhamet dilenir, şefkat dilenir, para dilenirsin.

Ve nefret edersin dilencilerden.

Utancı bilir, ama utanmazsın.

Allah'a inanır, ama firavunlara taparsın.

Bütün seslerin arasından, yalnızca kırbaç sesini dinlersin sen.

Ey kavmim...

Sen ki, peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Sana yapılmadıkça, işkenceye karşı çıkmazsın.

Senin bedenine dokunmadıkça, hiç bir acıyı duymazsın.

Örümcek olsan, Hazreti Muhammed'in saklandığı mağaraya bir ağ örmezsin.

Her koyun gibi kendi bacağından asılır, her koyun gibi tek başına melersin.

Hazreti Hüseyin'in kellesine sen vurmaz, ama vuranı alkışlarsın.

Muaviye'ye kızar, ama ayaklanmazsın.

Hazreti Ömer'i bıçaklayan ele, sen bıçak olursun.

Ey kavmim...

Sen ki, peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Ölülerine dönüp de bakmazsın.

Lut kavminden de değilsin, hazdan olmayacak mahvın.

Ama arkana baktığın için taş kesileceksin.

Komşun aç yatarken, sen tok olmaktan haya etmezsin.

Musa, önünde Kızıldeniz'i açsa, o denizden geçmezsin.

Allah'a inanır, ama firavunlara taparsın.

Ey kavmim...

Sen ki, peygamberlerinin dediklerini bile dinlemedin, beni hiç dinlemezsin.

Ey kavmim...

Tek tek öldürülürken insanların, sen korkudan öleceksin.

Kaynak:  Ahmet Altan, İz Bırakan Yazılar II, Servet Engin